İçeriğe atla

Trafik kazası tazminatında zamanaşımı

Tazminat talebi için süre sınırsız değil. Zamanaşımının ne olduğunu, hangi durumlarda uzadığını ve neden beklememeniz gerektiğini anlatıyoruz.

5 dk okuma

Trafik kazasından sonra pek çok kişi önce iyileşmeye odaklanır, tazminatı "sonra bakarız" diye erteler. Bu anlaşılır bir tepkidir; ancak tazminat talebinin bir süresi vardır. Bu süre dolduğunda, haklı olsanız bile talebiniz reddedilebilir. Buna zamanaşımı denir. Bu yazıda zamanaşımının ne olduğunu, sürenin ne zaman başladığını ve hangi durumlarda uzadığını anlatıyoruz.

Zamanaşımı nedir?

Zamanaşımı, bir hakkın belirli bir süre içinde kullanılmaması halinde artık talep edilemez hale gelmesidir. Trafik kazası tazminatında bu, sigorta şirketine ya da sorumluya karşı talebinizi belirli bir süre içinde ileri sürmeniz gerektiği anlamına gelir.

Önemli bir ayrıntı: Zamanaşımı, hakkınızın "yok olması" değildir. Karşı taraf zamanaşımını ileri sürerse talebiniz reddedilir. Ancak pratikte sigorta şirketleri bunu neredeyse her zaman ileri sürer. Bu yüzden zamanaşımını kesin bir sınır gibi düşünmek en güvenli yaklaşımdır.

Süre ne zaman başlar?

Genel kural, sürenin zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren işlemeye başlamasıdır. Çoğu dosyada bu, kaza tarihidir. Ancak bazı durumlarda zarar kaza günü tam olarak belli olmaz:

  • Yaralanmanın kalıcı bir sakatlığa dönüşüp dönüşmeyeceği tedavi sonunda anlaşılır.
  • Maluliyet raporu kaza tarihinden aylar sonra düzenlenir.
  • Bazı hasarlar (örneğin sinir hasarı) ilerleyen dönemde ortaya çıkar.

Bu gibi durumlarda sürenin başlangıcı tartışmalı olabilir ve zararın kesinleştiği tarih esas alınabilir. Ancak buna güvenerek beklemek risklidir; her dosyanın kendi koşulları vardır.

Kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa

Yaralanmalı trafik kazaları çoğu zaman ceza hukuku açısından da bir soruşturmaya konu olur. Kanun, zarar veren fiil aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa, o suç için öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebine de uygulanmasını öngörür. Buna uygulamada "uzamış zamanaşımı" denir.

Bu, yaralanmalı kazalarda tazminat talebi için genellikle daha uzun bir sürenin geçerli olduğu anlamına gelir. Ancak hangi sürenin uygulanacağı; yaralanmanın ağırlığına, soruşturmanın seyrine ve kazanın niteliğine göre değişir. Sizin dosyanız için geçerli süreyi ön görüşmede netleştiriyoruz.

Sigorta şirketine başvurmak süreyi durdurur mu?

Sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru, hem zorunlu bir ön adımdır hem de sürecin başlangıcını belgelemenizi sağlar. Sigorta şirketinin başvuruya belirli bir süre içinde cevap vermesi gerekir. Cevap vermezse ya da yetersiz teklif sunarsa Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurabilirsiniz.

Zamanaşımının kesilmesi ise farklı bir kavramdır. Tahkim ya da dava başvurusu gibi bazı işlemler süreyi keser ve yeniden başlatır. Sigorta şirketine başvuru bu işlemlerden biri değildir; bu nedenle başvuru yaptım diye rahatlamak yerine, süreyi takip etmek gerekir.

Güvence Hesabı'na başvuruda süre

Kazaya karışan aracın sigortası yoksa ya da sürücü tespit edilememişse, talebiniz Güvence Hesabı'na yöneltilir. Güvence Hesabı'na yapılan başvurularda da zamanaşımı işler. Bu başvuruların şartları ve gereken belgeler sigorta başvurusundan farklıdır; süreci biz yürütüyoruz.

Sürücü, yolcu ve yaya için fark var mı?

Zamanaşımı kuralları, kazada hangi konumda olduğunuza göre değişmez; süre herkes için aynı esaslara göre işler. Değişen şey, talebinizi kime yönelteceğinizdir. Yolcu ve yayalar, kazaya karışan aracın (ya da araçların) trafik sigortasına başvurur. Sürücüler ise karşı aracın sigortasına başvurur ve kusur oranı hesaba katılır. Birden fazla aracın karıştığı kazalarda her aracın sigortasına ayrı başvuru gündeme gelebilir; bu da süreyi ve belgeleri ayrı ayrı takip etmeyi gerektirir.

Vefatla sonuçlanan kazalarda yakınların talepleri için de aynı zamanaşımı mantığı geçerlidir; ancak zararın niteliği ve talep edecek kişiler farklı olduğundan bu dosyalar ayrıca değerlendirilir.

Sürenin takibini nasıl yapıyoruz?

Bir dosyayı üstlendiğimizde ilk yaptığımız işlerden biri, kaza tarihinden yola çıkarak sizin için geçerli olası süreleri belirlemek ve bir takvim oluşturmaktır. Bu takvimde maluliyet raporunun ne zaman alınması gerektiği, sigorta başvurusunun son tarihi ve gerekirse Tahkim başvurusu için kalan süre yer alır. Böylece hem raporun erken alınmasından kaynaklanan düşük oran riskinden, hem de geç kalmaktan doğan hak kaybından kaçınırsınız.

Kaza tarihinden bu yana uzun süre geçmiş dosyalarda ise önce hangi sürenin uygulanacağına, ardından hangi belgelerin hâlâ temin edilebileceğine bakıyoruz. Bu ön inceleme ücretsizdir ve çoğu zaman "artık çok geç" sanılan dosyalarda başvuru imkânı olduğunu gösterir.

Neden beklememelisiniz?

Zamanaşımı dışında da beklemenin bedelleri vardır:

  • Belgeler kaybolur. Hastane kayıtlarına erişim zamanla zorlaşır, faturalar kaybolur, tanıklar unutur.
  • Rapor zamanlaması bozulur. Maluliyet raporunun doğru zamanda alınması gerekir; bekledikçe bu pencere daralır. Ayrıntı için: Maluliyet raporu nedir, nereden alınır?
  • Sigorta şirketi tartışma alanı bulur. Geç başvurular "zarar kazayla ilgili değil" itirazına daha açıktır.

Erken başvurmak, "acele karar vermek" anlamına gelmez. Ön değerlendirme ücretsizdir ve sizi hiçbir şeye zorunlu kılmaz. Hangi kalemleri talep edebileceğinizi öğrenmek için: Hangi tazminatları alabilirsiniz?

Sık sorulan sorular

Kaza üzerinden uzun süre geçti, hâlâ başvurabilir miyim?

Olabilir. Yaralanmalı kazalarda uzamış zamanaşımı sayesinde süre genellikle sanıldığından uzundur. Kaza tarihinizi ve yaralanma durumunuzu bize iletin, sizin için geçerli süreye birlikte bakalım.

Sigorta şirketi "süre doldu" dedi, doğru mu?

Her zaman değil. Sigorta şirketleri kısa süreyi esas alarak ret verebilir; oysa dosyanızda uzamış zamanaşımı uygulanabilir. Ret yazısını bize gönderin, ücretsiz inceleyelim.

Süre dolmadan ne yapmalıyım?

Belgeleri toplayın, maluliyet raporunu planlayın ve yazılı başvuruyu geciktirmeyin. Bu adımların tamamını sizin adınıza yürütüyoruz.

Tedavim hâlâ devam ediyor, beklemeli miyim?

Tedavi devam ederken de bize ulaşabilirsiniz. Ön değerlendirme için tedavinin bitmesi gerekmez; aksine erken görüşmek, belgeleri baştan düzenli toplamanızı ve maluliyet raporu için doğru zamanı kaçırmamanızı sağlar. Tedavi süresince yalnızca takip ederiz, başvuruyu durumunuz kalıcı hale gelince yaparız. Böylece hem süreyi hem de raporun zamanlamasını kontrol altında tutarsınız.

Kazadan sonra taraflar kendi aralarında anlaştıysa?

Kaza yerinde ya da sonrasında karşı tarafla yapılan sözlü anlaşmalar, sigorta şirketinden tazminat talep etmenize engel değildir. İmzaladığınız bir ibraname varsa durum değişebilir; belgeyi bize gönderin, birlikte inceleyelim.

İlgili yazılar